Etiket arşivi: kadın

Yedi Yanlış Alışkanlık Cildinizi Yaşlandırıyor

Yaşlanmak Hayatın doğal sürecidir.Bunun önüne geçmek mümkün değildir. Fakat bazı etkin faktörler varki cildinizin çok daha erken yaşlanmasına sebep olabiliyor…

Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral, değiştirmemiz gereken zararlı davranışlarımızı anlatarak, cildimizin uzun yıllar genç ve sağlıklı kalması için önemli önerilerde bulundu.

İlerleyen yaşla birlikte cildin elastikiyetini sağlayan kollajen ve yağ dokusunun yanı sıra nem tutma kapasitesi de azalıyor. Bunun sonucunda da ciltte lekeler, kırışıklar, sarkma, matlık ve deformasyon gibi problemler oluşmaya başlıyor. Yaşlanmak doğal bir süreç ve bunu önlemek mümkün değildir. Ancak bazı etkenler var ki cildimizin daha erken yaşta yıpranmasına neden olabiliyor. Örneğin hızlı yaşlanmamızda hatalı alışkanlıklarımızın çok büyük payı var.

Peki cildimizi olması gereken süreçten önce yaşlandıran bu alışkanlıklarımız neler? Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral, değiştirmemiz gereken zararlı davranışlarımızı anlattı, cildimizin uzun yıllar genç ve sağlıklı kalması için önemli önerilerde bulundu.

  1. GÜNEŞTEN KORUNMAMAK

Aral, cildi yaşlandıran en önemli çevresel faktörün zararlı güneş ışınları olduğuna dikkat çekiyor. Yaz mevsiminde gereğinden fazla, özellikle de öğle saatlerinde güneş ışınlarına maruz kalan cildimizin güzelliği için çok riskli. Güneşin zararlı UVA ve UVB ışınları ciltte kuruluk, kırışıklık, kalıcı kahverengi lekeler, kabarık kırmızı lekeler, ton farklılıkları, çok daha önemlisi cilt kanserine yol açabiliyor.

Ne yapmalı?

Sadece yaz mevsiminde değil, yılın her mevsiminde, her gün güneş koruyucu krem kullanmayı ihmal etmeyin. Yazın SPF değeri 50, kışın da SPF değeri 15 ya da 30 olan ürünleri kullanmanızda fayda var. Nemlendirici ve kozmetik ürünlerin de (pudra, fondöten gibi) güneş koruyucu özelliğe sahip olanlarını tercih edin.

2-SİGARA İÇMEK

Güneşten sonraki en zararlı çevresel faktörlerden biri de sigara. Üstelik sigara içmek kadar sigara dumanına maruz kalmak da cildimizi olumsuz yönde etkiliyor. Sigaranın içinde bulunan nikotin cildin üst tabakasında suyun tutulumunu azaltarak kırışıkların oluşmasını tetikliyor. Ayrıca cildin bağ dokusunda yer alan kollajenin parçalanmasına sebep olarak erken yaşlanmayı da tetikliyor. Sigara içerken ve üflerken yapılan dudak büzme hareketiyle üst dudak bölgesinde kırışıklar da ortaya çıkabiliyor.

Ne yapmalı?

Sigara içmeyin ve içilen ortamlardan da uzak durun. Bu tür mekanlarda bulunmak zorunda kalıyorsanız antioksidan kremler kullanarak sigaranın olumsuz etkilerini azaltmaya çalışın.

3-FAZLA YAPILAN MİMİKLER

Mimik kasları duygu ve düşüncelerimizi belirtmemizde bize yardımcı olan yüz kaslarıdır. Ancak bazı mimikleri gereğinden çok yapmamız, yani bu kasları fazla kullanmamız istenmeyen çizgilerin oluşmasına neden olabiliyor. Özellikle kaş ortasında ve göz kenarında zaman içinde giderek artan ve belirginleşen bu çizgiler bizi hem olduğumuzdan yaşlı hem de sert mizaçlı gösteriyor.

Ne yapmalı?

Fazla mimik yapmaktan mümkün olduğunca kaçının. Mimik kırışıklarına yatkınlığınız varsa önlem amacıyla o bölgelere botoks yaptırabilirsiniz. Güneşe çıkarken güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin. Görme probleminiz varsa gözlük ya da lens kullanın.

4-YETERİNCE SU İÇMEMEK

Su içmek genel sağlığımızın yanı sıra cilt sağlığımız için de çok önemli. Cildimiz kirli hava, rüzgar, güneş, klima ve diğer çevresel faktörler nedeniyle zaten kuruyor. Yeteri kadar su içmediğimizde bu kuruluk daha da belirgin hale gelip ciltte kuruluğa bağlı kırışıklıklara yol açabiliyor.

Ne yapmalı?

Günde yaklaşık 2,5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin.

5-HATALI BESLENMEK

Hatalı beslenmek cildimizin erken yaşlanmasına neden olabiliyor. Örneğin şeker cildimizin en önemli düşmanlarından biri. Şeker molekülleri vücutta fazla miktarda olduklarında proteinin yapısını değiştiriyorlar. Bunun sonucunda cildin en önemli yapıları olan kollajen ile elastin proteinleri hasar görebiliyor. Cildin elastikliğini ve sıkılığını sağlayan bu maddelerde oluşan hasar da ciltte sarkma, kırışıklık ve deformasyonlara sebep olabiliyor.

Ne yapmalı?

Sebze ve meyveden zengin, şeker ile tuzdan fakir bir beslenmeyle cildinizin sağlığını koruyabilirsiniz. Sebze ve meyvelerdeki vitamin ile mineraller cildimizin sağlıklı ve parlak görünmesini sağlayan, olmazsa olmaz besinler. Özellikle cilt yapısını düzelten, ciltteki bağ dokusunu güçlendiren A, C ve E vitamini içeren sebze ile meyveleri sofranızdan eksik etmeyin. (nar, portakal, kivi, havuç, kuruyemişler ) Ana yemeklerin yanında vitamin ve mineralden zengin yeşil salatayı da beslenmenize mutlaka ekleyin. Paketli, işlenmiş, hazır ürünler yerine taze meyveyi tercih edin. Ara öğünlerde selenyum ve çinko gibi cilt için yararlı mineralleri içeren kuruyemişler tüketin.

 

6-YANLIŞ ÜRÜN KULLANMAK

Cildin sağlıklı ve güzel görünmesini sağlayan, yaşlanma belirtilerinin daha geç ortaya çıkmasına katkıda bulunan pek çok ürün mevcut. Ancak bu ürünlerin etkili olabilmeleri için cilt tipinize uygun olanlarını seçmeniz ve doğru şekilde kullanmanız çok önemli. Aksi halde ciltte tahriş, hassasiyet, kızarıklık ve kırışıklar gibi pek çok sorun gelişebiliyor. Aynı şekilde hatalı ve kalitesiz makyaj ürünleri de cilde zarar verebiliyor, siyah nokta ile akne oluşumunu tetikleyebiliyor, kırışıklara neden olabiliyor.

Ne yapmalı?

Cilt tipine uygun ürünün belirlenmesi ve bu ürünün kullanım özellikleri konusunda mutlaka yardım alınması gerektiğini belirten Aral şunları söylüyor: “Cildi çok fazla kurutan, tahriş eden, hassasiyet ve kızarıklık oluşturan ürünlerden de uzak durmak gerekiyor. Günlük cilt temizliğinde ve bakımında olduğu gibi kozmetik malzemelerde de tıbbi kaynaklı ürünleri tercih etmekte fayda var. Çünkü tıbbi kozmetik ürünler diğer ürünlere göre daha az kimyasal ve parfüm içerdikleri için hassas cilt tipleri için de uygun oluyorlar. Bunların yanı sıra son kullanım tarihi geçen, paketi deforme olmuş, görüntü ya da kokusunda farklılık bulunan ürünler kesinlikle kullanılmamalı”

7-MAKYAJI TEMİZLEMEDEN UYUMAK

Makyajımızı temizlemeden uyumak cildimize yaptığımız en büyük hatalardan biri. Gün içinde cildin gözeneklerinde kir ve makyaj kalıntıları birikiyor. Eğer bunlar cilt yüzeyinden uzaklaştırılmazsa cilt gece kendini yenileyemiyor, bunun sonucunda akne ile kuruluk gibi olumsuz etkiler gelişiyor ve zamanla kırışıklar oluşuyor.

Ne yapmalı?

Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral hangi ürün kullanırsanız kullanın, gün boyunca cilt yüzeyinde kalan maddeleri, yatmadan önce, cildinize uygun bir temizleyici ürünle silerek ya da yıkayarak mutlaka temizlemeniz gerektiğini belirtiyor.

 

Cinsel Sorunlar ve Çözümleri

Cinsel sorunlar yüzde biri bedene dayanırken diğer kalan ve neredeyse bütününü oluşturan büyük çoğunluğu bedensel değil psikolojik sebeplerden kaynaklanmaktadır. Cinsel problemlerin tedavisi mümkün olmasına rağmen çoğu kişi bu problemini yok saymaya çalışır ve tedaviden kaçınır.


Hem kadınlarda hem de erkeklerde cinsel problemlere çok sık rastlanır. Sebepler bireye özgü olsa da genellikle cinsel açıdan ailevi baskı altında yetişmiş kişilerde cinsel problemler kaçınılmazdır. Cinsellikle ilgili yanlış bilgilendirilmeler, yaşanmış kötü tecrübeler de cinsel sorunlara yol açabilir.

Kadınlar kültürel sebeplerden cinselliği konuşmaktan çekinmekte, ayrıca cinsel fonksiyon bozukluğuna rağmen cinsel hayatını devam ettirebildiği için de cinsel sorunu ile yaşamayı tercih edebilmektedir. Hatta bazı kültürlerde cinselliği sadece eşini n ihtiyaçlarını karşılamak için yaşayan, kendi cinselliğini önemsemeyen ve probleminin farkında olmayan kadınlar dahi vardır.

Kadının cinsel hayatını yönlendirmesinde erkeğin etkisi büyüktür. Kadında görülen cinsel problemlerin kaynağı sadece kadın değildir. Kadın başka bir takım sebeplerden cinsel soğukluk ve isteksizlik yaşayabilir fakat erkeğin bu konudaki yaklaşımı bu problemi n çözümüne yardımcı da olabilir, daha da kötüye gitmesine sebep de olabilir. Kadınlar da cinsel istek eşine karşı duyduğu sevgi, sevilme ve beğenilme hisleri ile doğru orantılıdır. Cinsel isteksizlik kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Kadının fizyolojik özelliklerinin yanı sıra aile içerisindeki sorumluluğunun daha fazla olması, eşinden destek görememesi, eşi tarafından kötü söz ve şiddete maruz kalması özellikle cinsel isteksizliğe yol açar.

Evliliklerinde cinsellik dışında başka problemleri olmayan çiftler bu sorunu kolaylıkla aşabilirken, problem önemsenmeyip tedavi süreci ertelendiğinde evlilikte başka iletişim ve uyum problemleri görülmekte; bu da her iki tarafın iş ve sosyal hayatını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu süreçte karşı taraf eşine anlayışlı davranmalı ve sabırlı olmalıdır. Eşinin baskısı ile tedaviye zorlanan kişilerde problemin çözümü çoğu zaman mümkün olmaz. Psikolojik sebeplerin ortadan kaldırılmasında kişinin kendini hazır hissetmesi ve çözümü konusunda istekli olması birinci koşuldur. Kişinin cinsel problemini fark etmesi için öncelikle özgüveninin yerinde olması ve cinselliği hak ettiğini düşünmesi gerekir
Cinsel hayatında sorun yaşayan kadınların bir kısmı bu sorunu kabullenip hayatlarını bu şekilde devam ettirmeye çalışırlar, fakat bu çözüm değildir ve başka sıkıntılar yaşamalarına sebep olur. Görülen en büyük etki mutsuzluk, huzursuzluk, tahammülsüzlük ve bunların getirdiği bir takım fiziksel rahatsızlıklardır ( baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, mide bulantısı, karın ağrısı, unutkanlık, çarpıntı, bayılma… gibi).

Kadınlar en sık görülen cinsel problemler;

Vajinismus (ilişkiye girememe),
Cinsel isteksizlik,
Orgazm olamama,
Cinsel tiksinti.
Özellikle ülkemizde olduğu gibi erkekliğin cinsellikle özdeşleştiği kültürlerde yetişen bir erkeğin cinsel problemini kabullenmesi daha zordur. Cinsellikte erkeğin aktif ve yönlendirici olması gerektiği düşüncesi de erkeğin kendini baskı altında hissetmesine ve performans kaygısı ile sorun yaşamasına sebep olabilmektedir. Erkeğin cinsel problemini kabullenmesi ve çözüm araması için zamana ihtiyacı olabilir. Bu süreçte ısrarcı ve sabırsız davranan kadınlar eşlerine yardımcı olamaz, aksine erkeğin bu konuda bir direnç geliştirmesine sebep olabilirler.

Cinsel sorunları olan bazı erkekler mastürbasyona yönelerek fiziksel ihtiyaçlarını gidermeyi tercih edebilirler. Fakat bu sağlıklı bir çözüm değildir. Kişi bir süre sonra bunu alışkanlık haline getirebilir ve eşiyle yaşadığı ilişki seyrekleşir. Cinselliğin seyrekleşmesiyle eşler birbirinden uzaklaşır ve her iki taraf da cinsel sorunu çözme isteğini kaybeder.
Erkeklerde görülen cinsel problemler;

Erken boşalma,
Sertleşme problemleri,
Cinsel isteksizlik,
Orgazm olamama.
Ruh sağlığının yanı sıra bedensel sağlığa dikkat etmek ve rahatsızlıkların tedavisini ihmal etmemek de cinsel hayatta yaşanan sorunları azaltmaya yardımcı olur. Genel sağlık durumu yerinde olmayan kişilerin ,( fazla kilo, eklem problemleri, ağız ve diş hastalıkları, cilt hastalıkları… gibi )cinsel problem yaşama ihtimalleri daha yüksek, problemlerini çözme şansları düşüktür. Bedensel rahatsızlıklar ruhsal sıkıntılara, ruhsal sıkıntılar da bedensel problemlere yol açtığından hem ruh hem de beden sağlığımıza önem vermemiz gerekir.

Cinsel problemine karşı duyarlı olmayan ve bu konuda tedaviden kaçınan kişilerin eşlerinde bir takım şüpheler oluşabilmekte (eşinin kendisini sevmediği, beğenmediği, eş cinsel olduğu, bir başkası ile kendisini aldattığı… gibi); bu şüpheler evlilikte aşılması zor sıkıntılara yol açabilmektedir. Oysa ki basit bir tedavi ile evlilik hayatınızı çıkmaza sokmaktan kurtarabilir ve mutluluğu yakalayabilirsiniz. Cinsel sorunlar her kültürde ve eğitim düzeyindeki kişilerde görülebilir. Cinsel sorununuzu kabul etmekten ve tedavi sürecinden kaçınmayınız.

Uz. Dr. Cenk Kiper

Baş belası siyah noktalar

cilt güzelliğindeki sorunlardan biri siyah noktalar…

 

Cilt gözenekleriniz hava kirliliği sigara iyi silinmeyen makyajlar toksinler kir yağ, buna benzer iç-dış faktörlerin etkisiyle dolar nefes alamaz duruma gelir. Gözeneklerdeki maddeler siyah nokta oluşumlarını sağlar. Gözenekler genişleyerek cildin nem ve yağ dengesi bozulur, siyah noktalardan kurtulmak mümkün olmaz hale gelir. Siyah nokta oluşumu cilt kalitesinide bozar,estetik bakımındanda kötü görünür. Düzenli yapılacak cilt bakımı sayesinde siyah noktalardan kurtulmayı mümkün hale getirir. Evde hazırlanan doğal formüllerle de siyah noktalardan kurtulabilirsiniz.
Siyah Noktalar Nasıl Giderilir

Bazı karışımlar doğal olarak aktarlardan temin edilebilir, evde hazırlanarak kolay uygulamalar sayesinde siyah noktaların ciltteki kalıcılığına son verilebilir. Her sabah cildi tahriş etmeyen sabun, ılık suyla yüzü yıkamak, haftada enaz bir kez muhakkak peelingle derinlemesine temizlemek siyah noktaları yok etmenin kesin yoludur. Siyah noktaları temizlemek için üretilen bant ve maskelerdende faydalanabilirsiniz. Deri altına işlemiş siyah noktalara, derinlemesine nüfuz etmeyen, yanlızca yüzeydeki siyah noktaları toplayan bant ve maskelerin zamanla ciltde gevşetici etki yapma ihtimalini de göz ardı etmeyerek sıklıkla kullanım tercih etmemeniz ve bu durumdan cildinizin zarar görme ihtiamli olduğunuda bilmeniz gerekmektedir.

Güzelleşmenin püf noktaları

Güzelleşmenin püf noktaları kalsiyum…

Doğal maden suyu dahi hem kalsiyum hem magnezyum ve demir bulunmaktadır. Fakat bu noktada yüksek tansiyonu olan kişiler maden suyundan uzak durmalıdır. Maden suyunun içerisinde sodyum klorür de bulunmaktadır,bu tuzun ana maddesi demektir. Bu yüzden de tuz özellikle yüksek tansiyonlu kişiler için zararlıdır…

Kalsiyum yumurta, süt, yoğurt, peynir,yeşil sebzeler, mısır gibi gıdalarda bol miktarda bulunur. Kalp atışlarını düzenlemeye yarayan kalsiyum ayrıca kanın olması gerektiği gibi pıhtılaşmasını da sağlamaktadır. Özellikle bağırsak kanserini önleyen bir etkiye sahiptir.

Magnezyum ise proteinlerini özümlenmesini sağlayarak kaslar ve sinirlerin faaliyetlerini düzenlemektedir. Magnezyum eksikliği kişide iştahın azalmasına, depresyona, göz kararmasına ve kasların zayıflamasına yol açar. Bu maddelerce zengin olan gıda yumurtadır ancak,fazlası da kişide kolesterole neden olacağı için haftada sadece 2 yada 3 adet tüketilmelidir. Özellikle yumurtanın sarı kısmı kolesterol bakımından zararlıdır ama beyazı bu yönden zararlı değildir.

Küçük çocuklara her gün yumurta verebilirsiniz fakat çocuklara dahi günde 1 adetden fazla vermeyiniz. Çünkü fazla yumurta yemek hem egzama hem de kanser riskini arttırabilir.

Erken tedavi kanseri önler

Erken tehşis ve tedavi  kanseri önler…

Göğüs kanseri tedavisinde insan vücudunda yan etkileri olabiliyor. Kemik erimesi bu sebeplerden olabilir mi?

Göğüs kanseri tedavisi yan etkilere sebep olur. Bunlardan biri kemik erimesidir Fakat çeşitli bazı yöntemler sayesinde göğüs kanseri hastaları kemiklerini güçlü sağlam tutabilirler
Kadın kanser tedavisi gördüğünde, başka sağlık sorunları yaşanma riskinde artış gösterir. Özellikle de kemik yapısının kaybedildiği osteoporoz görülme mümkündür. Osteoporoz göğüs kanserinin arasındaki ilişki östrojen hormonuyla alakalıdır.

Kadında göğüs kanseri riski yaşı ilerledikçe artar. Genellikle menopoz döneminden sonra osteoporoz riski de artmaktadır. Sebebi menopoz sonunda kadınların daha az östrojen üretmesidir, bu hormon kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olmaktadır. Kemoterapi göğüs kanseri tedavileri östrojen hormonu seviyesini çeşitli sebeple düşürebilir. Kadının vücudunda östrojenin ana üreticisi yumurtalıklar kemoterapiye çok hassastır.

Kemoterapi sonrası yumurtalık fonksiyonunda azama görülebilir yada ilaçların etkisiyle tamamen kaybolabilir. Bu durumdan da ani şekilde menopoz ortaya çıkar. Prematüre menopoz görülmesede göğüs kanserinden dolayı kemoterapi almış kadınlarda erken menopoz riski daha yüksektir. Bunun sebebi ise yumurtalıkların uğradığı hasardır
Kemiklerin mineral yoğunluğu için yapılan testler kemik kütlesi hasarı osteoporozun olup olmadığına ilişkin fikir verebilir. Şayet osteoporoz teşhisi koyulmuşsa doktorunuz sizin için en uygun tedaviye karar verecektir Osteoporozu önleme, tedavi etme uygulamaları, göğüs kanseri geçirilmişse yada kişi göğüs kanseri hastasıysa farklılık gösterebilir.

Menopoz sonrası kadınlarda, kemik dokusuyla ilgili şüphe varsa östrojen progestin hormon replasman terapileri uygulanabilir. Fakat göğüs kanseri atlatmış kişide, kanserin tekrarlaması veya kötüleşme riski taşıdığından bu tedavi uygun görülmez Bisfosfonat içeren ilaç kullanımı, sigarayı bırakmak Alkol kullanmayı sonlandırmak, düzenli bir şekilde ağırlık antrenmanları yapmak kalsiyum ve D vitamini artırmak osteoporoz ve göğüs kanseri şikayetini yaşayan kadınlar, faydalı yaşam tarzı değişiklikleridir…

Doğru Renkleri seçerek Güzelleşmek

Doğru renkleri seçerek güzelleşmek mümkün…

  • Doğru renk seçerek güzelleşin

Saç ve Göz renginin faydalı olduğu far seçimi,yapacağınız makyajın daha etkin kaliteli görünmesini,aynı zamandada güzel görünüme kavuşmanızı sağlar.

Bune göre sizin ten renginize göre seçeceğiniz far renkleri önerileri

  • Buğday ten makyajın daha çok yakıştığı ten renginden biridir.

Eğer Buğday tene ve kahverengi gözlere sahipseniz kendinizi şanslı sayabilirsiniz. Doğal tonlardan olan bej ve kahverengi far tonlarını gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Altın,yeşil tonları, bakır ve haki de teninize uyum sağlayan diğer renklerden birkaçıdır. Pembe,mavi ve alt tona sahip olan renklerden kesinlikle ise uzak durmalısınız. Bu renkler buğday ten rengiyle uyum sağlamaz. Göz kalemi kullanımında ise siyah ve kahverengi büyüleyici bakışlar elde etmek için tercih edebileceğiniz göz kalemi renkleri seçenekleridir.

  • Esmer renge sahipseniz bu tonlar tamda size göre.

Makyaj yapmaya uygun ve elverişli ten renklerinden birisi de esmer tendir. Esmer ten tonuna sahipseniz bronz, bakır, gri ve yeşil tonlarda far seçimleri yapabilirsiniz. Ancak pembe ve mavi gibi soğuk alt renklerden uzak durmanızda fayda var. Ruj ve allık seçiminde ise kayısı ve pembe gibi renkler seçmenizde fayda var. Kırmızı ruj ise etkileyici görünmek isteyen esmer tenler için son derece ideal seçimlerdendir.

  • Açık tene sahipseniz bu tonlar tamda size göre.

Esmer ve buğday ten renklerine göre soluk görünebilen açık tenliler makyajlarında canlı renkleri rahatlıkla kullanabilirler. Eğer açık tene sahipseniz bordo, yeşil, mor ve haki tonlarının yanında pastel tonda far seçebilirsiniz. Parıltılı ve gümüş renkler yerine altın tonlar sizin için en doğru seçimdir. Bunun yanı sıra açık kahve, gri ve açık mavi renklerde uygulanması uygun göz kalemleri de açık ten rengine sahip kişilerde oldukça etkileyici ve hoş bir görünüm elde edebilirler. Gül kurusu ve açık pembe renginde bir allıkla ruj seçimi yaparak makyajın daha çarpıcı ve etkileyici bir görünüm elde etmesini sağlayabilirler.