0

Arının Hikayesi

Güneşli bir günde tüm canlılar işe koyulmuş çalışırken.
Bir arı kovanında hiç hareketlilik yokmuş,şaşırmış yakın komşuları börtü böcekler.
Dayanamıyıp kovanın içine girmişler gördükleri manzara içler acısıymış üzülmüşler binlerce Arı yere yığılmış öylece duruyorlarmış. Çok cılızda olsa bir vızırtı duymuşlar yaklaştıklarında kraliçe Arıyı halsiz bir halde ölmek üzereyken bulmuşlar zorda olsa kovanın önüne güneşe çıkarmış böcek arkadaşları,ve sormuşlar nedir bu haliniz? Neoldu size? Kraliçe arı son bir hamle yapıp var gücünü toplayıp anlatmaya başlamış.
Eskiden geceleride dahil olmak üzere hiç durmadan çalışırdık. Kilometrelerce uzağa gider binbir türlü çiçekden polen toplar,bunun yanı sıra çiçeklerin döllenmesine büyük oranda katkı sağlardık doğanın dengesini kurmakta en önemli etkenlerdendik. Topladığımız polenleri yuvamıza götürüp dünyanın en sağlıklı,en katkısız ve en doğal ilacını yapardık peteklere, adına da BAL derlerdi.
Yapmamız gereken kayıtsız şartsız bize verilen bu görevi asırlardır hiç usanmadan yerine getirirdik,ve görüyoruzki bu görev artık bizden alınmış. İNSAN diye adlandırılan varlıklara verilmiş görüyoruz ki artık bize ihtiyaç kalmamış. Bizler yıllar yılı binbir çiçekden topladığımız polenleri BAL yapma mücadelesi,onca enerji kilometrelerce yolu harcarkan İNSANLAR bunu polen toplamadan kilometrelerce yol kat etmeden ve kilolarcasını çok daha ucuza mal ediyorlarmış. Şimdi siz söyleyin böcek arkadaşlarım Bu dünyada artık bize ihtiyaç varmı? Diyerek kraliçe arıda orada hayata gözlerini kapamış. Bu hikayeyi duyan börtü böcekler bu ibretlik olayın ardına kendilerine verilen görevlerine geri dönmüşler…
Şu Dünya üzerindeki her canlının her yaratılış harikasının bir görevi olduğunu ve herkesin kendi görevini bilmesi ve yapmasını diliyorum.

Sevgilerimle Ayhan URAL.

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir